şifa

Hiçbir şey bedel ödemeden yaşanmıyor. Ne iyi ne de kötü.

Saat: gece.

Kardeşimi uyutmadan uyuyamıyorum.
Kocaman delikanlı. Fakat ufak çocuk gibi ürkek.

Şifa bir sır. Bin insana (doktora, psikoloğa, hocaya) gidersin de, kimse o sırrı bilemez gibi bir şey.
Aynı gün içinde öfke, çaresizlik, ümit, inat, gerginlik, inanç, metanet, yorgunluk, tevekkül ve binbir başka hale girdiğimiz haftalar bunlar. Sonra ertesi gün silbaştan tekrar.

Kardeşime sevgi veriyorum, zira sevmekten başka yapabileceğim birşey yok. Elimden gelen başka bir şey yok.
Fakat sevgim de o aranan sırlı şifa değil işte..

sabır üzerine

Merhaba,

kardeşimin şifasını aramak için yaklaşık iki haftadır Türkiye’deyiz.
On kapıya da dayansan, şifa Allah’tan..

Ve bazen öyle bir noktaya gelirsiniz ki, sabrınız tükenir, lakin ona da sabretmek gerek.

Herkes sevdiğini mutlu ve sağlıklı görmek ister, değil mi..

teşekkür.

Kardeşim bugün hastaneden taburcu oldu. Daha iyi, çok şükür.

Şifası için dua eden, Kuran okuyan, salavat getiren, mesaj atan, iyi dilekte bulunan, özetle çaba gösteren herkesten Hz. Allah razı olsun.

Kardeşimi hastaneden alırken diğer hastaları orada bırakmak iç burktu.
Sonra dedim ki: Allah var ve Allah’a emanet etmek var.

Hamd.

gam küresi.

yorgunluğumu ve bitkinliğimi iliklerime kadar hissediyorum. dinlenme lüksüm yok..

az evvel çayın içinde eriyen şekeri izlerken dua ettim „inşallah dertlerimiz de bir gün böyle eriyip gider..“ dedim. başım masada. bazen başımı dahi taşıyamıyorum. annemin sorusunu cevapsız bıraktım. hayatımın son yedi yılı bir noktada toplandı ve başımın önünde birikti, aktı aktı ama yok olamadı.

hastaneye gideceğim birazdan. yine. bu kaçıncı gidişim, hiç bilmiyorum.

büyüklerime dünyayı açıklamaktan, küçüklerimi korumaktan yoruldum galiba.. itiraf etmeliyim çok yoruldum. bir sancak var elimde, taşıdım, taşıyorum, fakat o sancağı nicedir devredesim var, devrecek insan bulamıyorum. bırakamıyorum da..

peki beni kim koruyacak?

– Allah.