sultânım.

– Nasılsın?

– ara ara „bir halin bir haline uymuyor!“ sözleriyle serzenişte bulunan anneme,

„hayır, öyle değil. esasen temelde bir halim var, hep var, neredeyse her yerde var. o da hüzün üzere kurulu.. fakat ne o hüznü kaldırabilecek ne de giderebilecek bir insan’ım olmadığından, o hali sürekli saklamaya, siz insanların yanında neşeli görünmeye çalışıyorum. fakat bazen ansızın bu çabalarım kesintiye uğruyor ve hakiki halim beliriyor, yüzümdeki ifade ihtiyarım dışında değişebiliyor, gözlerime ve kalbime hakim olamıyorum, hüznüm tüm gerçekliği ile dünyaya taşınıyor. ve sen bu olayı bir halden bir başkasına sebepsizce geçiş olarak algılıyorsun, yüzün neden birden düştü diyorsun mesela, karamsar yahut ümitsiz olduğumu zannediyorsun, ben ise susuyorum, seni düzeltmiyorum, çünkü sana dahi anlatamıyorum… çünkü hüznümü emanet edecek bir yürek göremiyor yüreğim. hayır, benim bir tek halim var. insanlardan saklamaya çalıştığım, bazen saklayamadığım.“ diyemedim.

Dinleyelim:

Muzaffer Ozak (k.s.) – Meşk 1984

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s