benliğin kıyısında.

– Nasılsın?

– Sanırım bende „kaldığı yerden devam edememe“ hastalığı var. Doktor olsaydım muhtemelen kendime bu teşhisi koyardım, beynin nörolojik deformasyonlarına girmeye ne hacet. Oysa önümde büyük bir deniz var, bir cesaret etsem, geniş bir unutuşa doğru yüzeceğim, yaşanan herşeyi ardımda bırakarak. Bir geminin gelmesini mi bekliyorum? Ne saçma! Geminin keyfine muhtaç kalmayı hangi gönül ister ki? Mert olsaydım, şu an olduğumdan daha cesur ve mert, mavi sulara doğru yürürdüm. Kıyıda beklemekle de yaşanmıyor. Kaçınılmaz bir şekilde yaşanmayacaksa, denize dalarken de yaşanmayabilir. Önümde iki yol vardı, birini seçtim. Sonra yol yine ikiye ayrıldı, yine seçtim. Ve bu üstüste gelen dallı budaklı seçimlerimden şu anki hâlimle bir ben doğdum. Ne yapacağız şimdi? Doğurana mı kızacağız, doğana mı? Hangi mabedin avlusuna bırakabilir ki insan kendini? Gemiler efsane. Yüzmeyi öğren.

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s