fırtına.

– Nasılsın?

– Bazen içimdeki fırtınayı nereye koyacağımı bilemediğim için bağırıp çağırdığım, ağlayıp sızladığım, gülüp haykırdığım oluyor. Birşeyleri içimde tutamadığım için oluyor bütün bunlar, yanımdakiler ise şahıslarına tepki verdiğimi düşünebiliyor. Oysa: kendime verdiğim tepkiler bu kadar sayılı ve kısıtlıyken, size, onlara ve başkalarına nasıl bu kadar yoğun bir tepkim olsundu ki?

Ne düşünüyorum biliyor musunuz? Her zaman „insan“ olmayı başaramıyoruz bence. Bir bitki kadar tepkisizleşebiliyor, yahut işte ancak bir bitki kadar tepki verebiliyorsa biri, insan_lığını tamamlayamadığındandır. Yahut işte „bitkisel“ (nebatî daha hoş he mi) bir sürece ihtiyaç duyduğundandır. Şu an içimdekilere ve dışımdakilere bir bitkiden daha tepkiliyim ama kanarya kuşlarımdan daha tepkisizim, onlar kadar olamıyorum kanaatimce. Şimdi buna duraksama diyebilirsiniz, yahut kanatsızlık, ne fark eder hem.

Veren de Alan da (c.c.) belli. Dilerse verir, dilerse alır, amenna ve saddekna. Nokta. Lakin fakat abeeerr „acaba kanat verdi de ben mi uçmayı beceremiyorum?“ sorusu yok mu.. akıllara zarar! Anlatabiliyor muyum?

Bir kaç fırtınalık ömrüm var, müsaadenizle oraya döneyim.

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s