sahtelik.

Sahtelik ve nankörlük içeren her varlıktan uzaklaşma istediğim kısır döngüye girmeye müsait. Zira her insan fıtratı gereği biraz nankör, ben de. İnsan kendini dahi ustaca kandırabiliyorken, başkasını nasıl hiç kandırmasındı ki?

İnsanı ne başkası ne kendisi, ancak Yaratıcısı ıslah edebilir. Bazen neşe ve nimet ile, bazen de acı ve yoklukla. Kendimiz için tasarladığımız her hayat hikayesi bir yerde eksik; O’nun bizim için her birimiz için ayrı ayrı irade buyurduğu hayat ise hikmetli.

şimdi vakit ikindi
ve bir şeyleri daha oturtuyorum
zihnimde ve kalbimde
yalanı def edecek dualar öğreniyorum
içimdeki kalp aynasından
belimin ağrıları uzanacak
boydan boya gözlerimin üzerine
bazı bakışlar bile sahteyken
Allah’a nasıl gidilmesindi?

Advertisements

yoldan geçmek

Sonra dün gece eve gelirken
ve evimize çıkan sokaktan karanlığımla geçerken
Allah’ıma
bir şeyi yaşatmadığı için şükrettim.
Oysa daha evvel aynı sokağın kaldırımlarında
o şeyi yaşatması için
sıkı sıkı sımsıkı dua etmiştim.

„Bir insan aynı yoldan farklı şekillerde geçmeli demek ki“ dedim kendi kendime, „yoksa yol onun yolu değil.“

Dinleyelim: Yunus’un sözleri

imsak.

Saat: sabahın bir vakti.

İmsak vakti açtığım pencereden, okul ve iş saatinin yaklaşmasıyla birlikte canlanan sokağımızı izledim. Bir çöp arabası geçti, sesli ve turuncu, sokağı temizledi. Bilmem hangi model küçük arabasını sokak lambasının direğine değdirmeden park yerinden temkinli ve ustaca çıkardı bir adam. Kuşlar öttü, güneş görev başında, koca bir mahalle yeni günün girmesiyle yattığı yerden dirildi.

Öldüren ve dirilten Allah’a şükürler olsun.
Dirildiğim güne dek, öldüğümde arkamdan „imsak vakti pencereyi açmayı severdi“ dersiniz.

Kuşları, gökyüzünü, imsak vaktini ve okula giden çocukları yaratan’a hamd olsun.

Dinleyelim:

Muzaffer Ozak (k.s.) – Allah’dan Her Şeyin Hayırlısını İste

Muzaffer Ozak (k.s.) – Salat-ı Kutbiyye

Muzaffer Ozak (k.s.) – Âmennâ Söyledik İkrâr Eyledik

aslı var midur?

Dinleyelim:

Zehra Bilir – Sen Bu Yaylaları Yaylayamazsın

– Nasılsın?
– Baktım ki incitiyorlar, ağlamak yerine kabuğuma çekilip orada kurduğum kendime özel dünyamda kendimi teselli ediyorum. Sesler, kelimeler, düşünceler, duygular, dualar, ümitler, sevgiler, kuşlar barındırıyorum o dünyamda. Gün gelecek o dünyamda koruduğum iyiniyetimle öleceğim, öyle ümid ediyorum. Öte dünyaya biraz masumiyet götürebilirsek ne mutlu bize, değil mi? Evet…

„Sen bu yaylaları yavrum yaylayamazsın..!“