uçma fobisi?

„benim hiç uçuk hayallerim olmadı“

bu cümleyi bir sosyal paylaşım sitesinde sarfederken ve beni muhatab alırken, cümlenin bir de şu manaya geldiğini bence gayet iyi biliyordu: „senin hayallerin uçuk, vazgeç onlardan“

kendilerinden destek umduğumuz insanlardan bu tür yorumlar almak motivasyonumuzu sıfırlayabilir, hayallerimize olan vefamızı bir anda yerle yeksan edebilir. etmesin.

artık izin vermiyorum. hiç ama hiç kimsenin hayallerimi sorgulamak, tanımlamak, kategorize etmek gibi bir hakkı yok! yok çünkü kimseye bu hakkı vermeyi düşünmüyorum. bizi yaratan bile bizi düşüncelerimizden dolayı sorguya çekmeyeceğine dair söz verirken, hey sen, aciz kul, sen kim oluyorsun da bir başkasının hayallerini, zihninde diri tuttuğun çöp kutusuna atıyorsun?!

so.

jetzt hab ich’s dir aber gegeben.

Advertisements

silence là-bas.

O kadar çok laf kalabalığı var ki,
durmaksızın dinlemek ve sürekli kulağımızı o yandan bu yana çevirmek
o kadar yorucu bir işe dönüştü ki,
nasıl desem
dinleye dinleye dinlemeyi unuttuk.
yahut: çok sey söylemekten korkar oldum.
yahut: bazı insanların şair olma arzusunu şimdi daha iyi anlıyorum.

Biraz şiire hepimizin ihtiyacı var.

……………..

Das trunkene Lied

O Mensch! Gib Acht!
Was spricht die tiefe Mitternacht?
„Ich schlief, ich schlief -,
„Aus tiefem Traum bin ich erwacht: –
„Die Welt ist tief,
„Und tiefer als der Tag gedacht.
„Tief ist ihr Weh -,
„Lust – tiefer noch als Herzeleid:
„Weh spricht: Vergeh!
„Doch alle Lust will Ewigkeit -,
„- will tiefe, tiefe Ewigkeit!“

Friedrich Nietzsche

just cover it.

1.
Bugün ölmek için kötü bir gündü. Mutsuzdum.
İnsan çok mutluyken mi ölmek ister yoksa çok mutsuzken mi?

2.
Kendimize dahi itiraf etmekten çekindiğimiz şeyler nelerdir?
Bunlarla ilgileniyorum.

3.
Almanca dili güzel bir dil. Uzunca kelimeler üretmeye müsait.
Bak mesela: Frustonlineshoppingsyndrom