kuş sevgisi

Bir Ramazanı daha ihya etmiş olmanın sevinci ve ona Elveda demenin hüznü ile nihayet bir bayrama daha kavuştuk. Bu ay içerisinde yapmak istediklerim vardı, yapamadım. Nasıl desem: Nefsimin terbiyesizliği el vermedi. Ham ve toy bir iradeye sahip olmanın verdiği bir sonuç bu. Allah güçlendirsin, ne diyim.

Kıldığım en güzel Teravih namazını Kadir gecesi Arapların camiisinde kıldım. Arapların Fatihadan sonra bir ağızdan „Amiiiin“ deyişi ayrı güzel. Ayrıca kuzenim Miraç (7) bu sene ilk Teravihini kıldı. Benim yanımda. Böylesi bir ilke şahit olmak huzur vericiymiş. Yalnız ara ara „Kadınlar kısmında kıldırtmakla iyi mi ettim acaba“ diye endişelenmedim değil. Kıyamda ellerini kadınlar gibi bağladığını düşünürsek.. Namaz sonrası ise „Allahtan ne istedin?“ diye sorduğumda şu cevabı verdi: „Mavişin geri dönmesini..“  Maviş mi kim? Miracın bundan bir kaç hafta önce firar eden muhabbet kuşu.

Bir çocuğun bir kuşa olan candan bağlılığı ve sadakati ne güzeldir..

Advertisements

bayram harçlığı

sevgili okur,

ramazan bayramın mübarek olsun. (<– çok klasik oldu belki ama, sözü fazla gevelemeye de gerek yok sanki hı?)

bu arada, 25 yaşındayım ve hala babamdan bayram harçlığı alıyorum. veriyor yani. Allah bozmasın.

 

 

mea culpa

1.
bütün insanları memnun edemeyeceğime göre, bütün insanları memnun etmek bir yerde zaten saçma bir şey olduğuna göre.. neyse.. bazen bazı şeyleri kelimeleştirmek dahi gereksiz olabiliyor. yormamak lazım o vakit. kelimeleri.

hayatı oluruna bırakıp, olacakları seyr-ü sefa ile izlemeye çalışalım. belki şansımız yaver gider de, hoşnutlukla ayrılırız bu gösteriden. hiç olmadı, hoşgörürüz. (ille de hoş)

2.
dündü sanırım, bir ayet okudum. hepimizin bildiği bir gerçek jeton gibi düştü kafama:
kimse kimsenin günahını yüklenmez diyor rabbimiz kitabında.
şimdi sorarım size: bu, özgürlüğün, sorumluluğun ve bireyselliğin en sağlam şekli değildir de nedir? hıı nedir?
bireysellik adına yürütülen bütün kültürel ve siyasi kampanyalar bu ilahi fikrin yanında nasıl da sıfır kalıyor .mesela john locke „tabula rasa“ demiş ya. ondan sonrakiler de „vaaay ne orjinal fikir!“ demiş ya. orjinalliğine inanmayın! külliyen intihal. dahası kuran’ın bize sunduğu tabula rasa versiyonu daha matrak: boş bir tablo olarak göndermiyor rabbimiz bizi. işte her çocuk müslüman doğuyor falan. ama tekrar iman etmek gerekiyor. ayrıyetten. böyle hem dolu hem de boş bir tabula ile gelmişiz dünyaya. nasıl desem? böyle tabula bella.

o değil de, imsak attı mı? daha su içecektik.
(atmış.)

kadir gecesi duası

rabbim,
her gece olduğu gibi bu gece de ne çok anlamsız  rüya gördüm.
rabbim ben gündüz gece ne çok rüya gördüm.
ne çok sensiz hayalin peşine takıldım da yoruldum..
dünüm hergünüm gibi geçti. kalbim ise dün gibi atıyor..

rabbim,
ruhumu birsürü işe yaramaz çerçöp ile doldurduğum için özür dilerim.

rabbim,
sen arındır kalbimi.
beni rüyalarımdan uyandır.
sen boşalt ruhumu..
ve beni sana getirecek güzellikler ile doldur orayı.
alabildiği kadar.
gücümün yettiği kadar.
istediğin kadar..

amin.
—–

„zalim beni söyletme derunumda neler var“

lakin yalvarışımı duy..

Nusrat Fateh Ali Khan, Meri Tauba.

Nusrat Fateh Ali Khan, Tere Qurban Pyare Mohammed

Faycal Salhi, Hayete

Dhafer Youssef, Woodtalk

süpermen betmen düzeltmen

…den nefret ediyorum!
ile biten cümleler kurmamak için elimden geleni yapıyorum. inan bak..

ama elimde değil: sevemediğim şeyler var ve bunlardan birisi kesinlikle, birilerinin beni ve yaşantımı sürekli ve daima düzeltme girişimleri. oysa benim düzelmek gibi bir derdim yok ki.. düz şeyleri sevmem ki. yamuk halimden gayet memnunum, mutluyum, huzurluyum. olduğum gibi kalabilme özgürlüğüm yoksa, bana özgürlüğümden bahsetmesin kimse. farklı olmaya hakkım var. kendim olmaya hakkım var.

ben düz olmak istemiyorum anne!
Allah aşkına, bırakın kahramanlığı.

çizgiler ve ip cambazlığımız

İnsanların buyruklarına boyun eğmemek ile kibirlenip kendini bir halt sanmak arasındaki çizgi sana da bazen çok inceymiş gibi görünüyor mu? Allah seni inandırsın, özgürlük ile anarşinin benzeştiği bir ortamda gerçek çobanı aramak, sürünün bir parçası olmamak çok zor. Pencereden bakıp dış-dünyayı görmek fakat kendini kuş sanmamak, pencereden atlamamak gerekir dimi? Heh işte, ayaklarımız yere basarken ruhumuzun uçması kuş gibi hafiflemesi, bu var ya bu, işte bu var ya bu, herşey. Hayal kurmaktan vazgeçmemek ile hayalperest olmak arasında büyük bir fark olmalı.. Çizginin öbür tarafına geçmek demek, çoğu zaman çizmeyi aşmak demektir. Çizgilerin inceliği seni yanıltmasın. Ve bir damla deyip geçme..

Demek ki: Haddi aşmak istemeyen insan, çizgimsi bir ip üzerinde cambazlık yaparak doldurur dünyadaki süresini. Bak bu teşbih bu blogta sürekli andığımız „ontolojik düşüş“ fikrine ne kadar da güzel yakıştı. Hatta Heideggerin „bodenloser Boden“ (yersiz yer) düşüncesine de cuk diye oturdu.

Bu arada: Almancada cambazlara „ip dansçısı“ (Seiltänzer) dendiğini biliyor muydunuz? (Mesela niye dans? Dans ile düşüş arasındaki ilişki nedir?)

Düşüş korkum var ya benim, dünyadaki cambazlığım bu yüzden böyle sancılı geçiyor.. Madem cambazlık kaderim: Benim şemsiyem nerde şemsiyem? Söz, şemsiyenin varlığına kanıp pencereden atlamaya kalkışmayacağım. Ya da değnek mi kullansam? Çizgiye çizgiyle mukabele etmek babından.. Sanki daha sağlam iş.

Hasıl-ı kelam: Über-stehn ist alles. Annadın?

Gott schafft drin.

Du darfst nicht warten, bis Gott zu dir geht
und sagt: Ich bin.
Ein Gott, der seine Stärke eingesteht,
hat keinen Sinn.
Da musst du wissen, dass dich Gott durchweht
seit Anbeginn,
und wenn dein Herz dir glüht und nichts verrät,
dann schafft er drin.

Rainer Maria Rilke
Aus: Die frühen Gedichte (Gebet der Mädchen zur Maria)

die Seinweber

Wenn die Uhren so nah
wie im eigenen Herzen schlagen,
und die Dinge mit zagen
Stimmen sich fragen:
Bist du da? – :

Dann bin ich nicht der, der am Morgen erwacht,
einen Namen schenkt mir die Nacht,
den keiner, den ich am Tage sprach,
ohne tiefes Fürchten erführe –

Jede Türe
in mir gibt nach…

Und da weiß ich, dass nicht vergeht,
keine Geste und kein Gebet
(dazu sind die Dinge zu schwer) –
meine ganze Kindheit steht
immer im mich her.
Niemals bin ich allein.
Viele, die vor mir lebten
und fort von mir strebten,
webten,
webten
an meinem Sein.

Und setz ich mich zu dir her
und sage dir leise: Ich litt –
hörst du?

Wer weiß wer
murmelt es mit.

Rainer Maria Rilke

Aus: Die frühen Gedichte (Gebet der Mädchen zur Maria)

Hayydan geçmek

Ramazan gitmek üzere.
Bir Veda partisi organize etmeli.
Mesela Kadir Gecesinde.
Mesela o geceye Ömer Hayyam usulü sarhoşluk ne de güzel yakışır, di mi.

Hadi, şimdi de Ömer Hayyamdan güzel bir dörtlük arayalım.