Québec’ten sesler işitiyorum

La Bottine souriante söylesin, Ziguezon zinzon desin.

Advertisements

bilmece

SORU:
„ay canımmm ben de seni çok seviyorum“ veyahut „ay iyi ki seninle tanıştım, iyi ki varsın, hep böyle gülümse“ veyahut „çok güzel çıkmışsın prensesler gibi maşallah“ veyahut „seni çok özledim ne zaman görüşelim“ gibi cümlelerin sürekli ve uzaktan sarf edilmesine ve fakat reel hayatta (iş ciddiye binince) bunların hiç birinin uygulanmamasına ne ad verilir?

süreniz üç saniye.
bir
iki
üç
düüüt. süreniz doldu.
„facebook sendromu“ olacaktı.

simone, senin annen halt etmiş.

Sevgili blog,

Simone de Beauvoir’ın biyografisini okuyorum. Kitapta şuna benzer şeyler yazıyor: „S.d.B., ev hanımı olan annesinin monoton hayatına şahit olmuş, ev işlerinin kadın ruhu üzerindeki ağırlığını bizzat görmüş, feminizme biraz da bu yüzden meyletmiştir.“ Böyle böyle şeyler. Okuyunca sanırsın ki, dünyanın bütün ev işlerini Simone’un annesi yüklenmiştir; dünyaya gelmiş ve dünyadan göçmüş bütün kadınların yükünü taşımıştır, hepsinin yerine çamaşır yıkamış, hepsinin yerine yemek pişirmiştir.

Oysa: Sanki bizim annemiz can değil. Bu yüzden „Hâdi lennn!“ diyorum içimden „mesele, annenin yaptığı ev işi olsaydı, benden daha âlâ feminist olurdu.“

Tssss.

ağlama çocuk

sesler ve sesler birbirine karışıyor.

bir çocuk ağlıyor. pencere açık ve hıçkırıklarını işitiyorum. pencereden bakıyorum. ses, alt katlardan geliyor. kaçıncı kattan ve hangi komşumuzun çocuğu bu? hiç bilmiyorum. sürekli „mama..“ diyor. hasta olabilir, annesi tarafından  cezalandırılmış olabilir. bilmiyorum. spekülasyon bunlar. ve yarın hava aydınlandığında kapılarını tıklayıp „çocuğunuzun nesi vardı? iyi mi şimdi?“ diye soramayacağım. çünkü: bunun için kimin kapısını tıklamam gerektiğini dahi bilmiyorum. birbirinden bihaber yaşayan bir „sürü“ insanla dolu bir mekan burası.

ne acı di mi?

ve sence burası dünya olduğu için mi bu böyle..?

Pakistan

Bir ülke, ezeli düşmanından gelen cüzi yardımı dahi kabul etmeye mecbur kalmışsa, yani can pazarında onur ve benzeri bütün duygularını devre dışı bırakmaktan başka çaresi kalmamışsa, bu ülke çok zor durumdadır değil mi?

Eminim dua etmekten başka yapabileceğimiz birşeyler de vardır..