Wäsche und so.

Zeit schinden, aufschieben, d.h. sich selbst betrügen oder etwa die offensichtliche Existenz negieren. Nein nein, nix hilft: Ich habe mich eben umgedreht und der grüne Korb mit sauberer Wäsche, die aufgehängt werden muss, steht da. Immer noch.

Vielleicht hat ja meine liebe Turcique doch Recht, vielleicht sind wir ja doch determiniert..

Advertisements

aramızda kalsın

açıkcası hem ev işlerini yapmak hem de okulu yürütmek zor oluyor. (ama annem bilmiyor.) açıkcası kardeşim ameliyat olacak. (ama annem bilmiyor.)

işin yani’si „en son tatildeki anneler duyar“ dizisini çeviriyoruz. kamerasız. çekimsiz. ikinci haftamızdayız.

hea, bi de dün ilk defa yoğurt mayaladım. (annem bunu da bilmiyor ama duysa da bişey olmaz.)

kök

– yarın sabah evde misin?
– bilmiyorum.
– nasıl yani?
– falanca ot gibiyim.
– anlamadım.
– kürtçede öyle bir söz vardır: „falanca ot gibiyim, rüzgar beni nereye sallarsa oraya“ :D
– niye ot oluyorsun ki? kök sal! köklü bir çınar ol! :))
– köklerim siz çocuklarımsınız. sizi evde bırakıp gidebilirim :D
– :)))

karanfilli çay

sanırım ufak bir atölyem olsun istiyorum..

ellerim boya tutsun. atölyenin bir tarafı, ikinci el kitapların satıldığı bir dükkan olsun. karanfilli çayım olsun istiyorum. benimle iki çift sözün belini kırmak isteyenlere ikram edebileceğim. kışları sahlep. sonra dostlarım gelsin. kelam olsun sözümüz. tasavvuftan konuşalım, felsefeden. sanattan ve gökyüzünden. edebiyattan ve edebten. laflar bizden uzak olsun. içimizdeki alemin merkezi Allah olsun. bunlar olsun yani. az konuşalım güzel konuşalım olsun. sevdiklerimizin ismi olsun dilimizde. ve belki bir gün bir insan yavrusu çıkagelip yaptığımız işe bir muhabbet besler de, çırağımız olmayı bize lutfeder.

evet, bir çift göz ve bir güzel kalp yeter. dünya hayatı kısa. kalabalığa zamanımız yok.

öyle işte..

erschöpftes Geschöpf

enerji veren yorgunluklar vardır. bir de tüketen yorgunluklar.

eğer yorgunluğumuz bize enerji vermiyorsa, inandığımız anlamı içimizde güçlendirmiyorsa, ruhumuzu bir şekilde beslemiyorsa, o vakit bu, tüketen bir yorgunluktur. beyhude bir yorgunluktur.. manasından sual olunur.

(almancadaki „erschöpft“ kelimesi, „schöpfen“ fiilinden türemektedir. tıpkı „Geschöpf“ gibi..)